Olympus ile Ege’de Fotoğraf Peşinde
Ege Bölgesi, antik yerleşimleri, doğası ve dağ köylerinde süren geleneksel yaşamı ile Türkiye’nin önde gelen fotoğraf ve yürüyüş platolarından biridir. Yazın aşırı sıcaklar nedeniyle gezilmesi ve fotoğraflanması zor olan bu bölgeye kışın ve baharda yapılacak gezilerde oldukça keyifli fotoğraf çalışmaları yapılabilmektedir. Kış aylarındaki geleneksel deve güreşleri sebebiyle fotoğrafçılar tarafından sıklıkla gezilen Ege’de bu etkinlik dışında da pek çok fotoğraf rotası bulunmaktadır.

Yolculuk hazırlığı
Fotoğraf Makinesi: Tüm fotoğraf yolculuklarında olduğu gibi Ege Bölgesi’nde yapacağınız yolculukta da biri yedek olmak üzere 2 fotoğraf makinesinin yanınızda bulunmasını öneriyorum. Ben genelde yolculuklarımda Olympus OMD EM1 Mark2 ve OMD EM1 gövdeleri yanımda taşıyorum. Böylece tüm objektifleri farklı makinelerde kullanma şansım oluyor.
Objektif: Bu yolculukta antik kent, mağara ve günbatımı gibi çekimlerin yapılacağını göz önüne alırsak geniş açı ve tele objektiflerin kullanılacağını söyleyebiliriz. Bu nedenle Olympus 7-14 mm f2,8 Pro Lens ve 40-150 mm f2,8 Pro Lens iyi çözümler olacaktır. Son dönemlerde kullandığım 12-100 mm f4 Pro Lens de hemen her fotoğraf konusunda yardımcı olan bir objektiftir.

Tripod: Bu yolculukta Yeraltındaki Pamukkale; Kaklık Mağarası’nda iç mekanda ve Işıklı Gölü’nde günbatımında yapacağımız çekimlerde bir tripodunuzun olması çok daha başarılı çekimler yapmanızı sağlayacaktır. Manfrotto Element ya da 3 Legged Thing Corey tripodlar ayakları ters katlandığı için az yer kaplayan ve hafif yapılarına karşı oldukça güçlü olan modellerdir.

Filtreler: Antik kent, doğa ve göl manzaraları gibi konuları çalışacağımız yolculuklarda polarize ve ND (yoğunluk) filtreleri hep yanımızda bulundurduğumuz filtrelerdir. Bu sayede hem kontrastı yüksek, doygun renklerde fotoğraflar çekebilirken hem de oldukça uzun süreli pozlamalar yapabiliyoruz.

Çekimler – Pamukkale / Hierapolis Antik Kenti
Pek çok insanın aklına Pamukkale denildiğinde travertenler gelir. Oysa ki aynı bölgede bulunan antik kent de önemli bir gezi ve fotoğraf alanıdır. Antik kentler birkaç şekilde fotoğraflanabiliyor. Bunlardan birincisi alanda bulunan kalıntıların biçim, büyüklük ve özelliklerinin vurgulanacağı çekimlerdir. Bu çekimlerde kabartma, sütun, anıt vb ne varsa en iyi ışık aldığı açıdan, genelde arka planla karışmamaları için aşağıdan yukarı doğru bir bakış açısıyla çalışmak en doğru yaklaşımdır. Bununla birlikte çekim yönüne kalıntının en önemli bölümünü gösterecek ve 3 boyutlu yapıyı vurgulayacak taraftan seçmek de gerekir. Zaman zaman bir model kullanmak da fotoğrafı daha dinamik hale getirecektir.

Hierapolis Antik Kenti’nin tiyatrosu da birçok antik kentte olduğu gibi oldukça büyüktür. Tek bir karede kadraja sığdırmak pek mümkün değildir. Bir ultra geniş açı ya da balık gözü objektifle bunu yapmak mümkün olsa da aşırı deformasyon ve uzaktaki konuların oldukça küçülmesinden dolayı genelde tercih edilmezler. Burada en iyi çözüm yapılacak panoramik çekimdir. Ben genelde dikey olarak, soldan sağa doğru çektiğim ve her karenin sağda kalan % 30’luk bölümünün bir sonraki karenin solda kalan % 30’uyla aynı olan bir seri fotoğrafı daha sonra Photoshop’ta birleştirerek panoramik görüntüler elde etmeyi tercih ediyorum. Bu çalışmayı tripodla yapmak daha temiz görüntüler elde etmeye yardımcı oluyor.

Tüm çalışmalarda olduğu gibi antik kent çekimlerinde de genel görüntüler dışında detay fotoğrafları da mutlaka çekiyorum. Bu çekimlerde yanımızda bulunan arkadaşlardan modellik yapmasını da istemek ortaya çıkabilecek ritim, doku gibi konularda güçlü bir ilgi merkezi de sağlayacaktır.

Hierapolis’te Antik Havuz da tiyatronun fotoğraflanmasının ardından hem keyifli bir kahve molası için uygun bir yerdir hem de pırıl pırıl sularıyla havuzdaki insanların fotoğraflarını çekebileceğiniz bir noktadır. Bu çekimlerde kullanacağınız polarize filtre suyun içinde yer alan sütunları da görmeniz için yansımaların yok olmasını sağlayacaktır.

Çekimler – Pamukkale / Travertenler
Pamukkale bölgesinde bulunan 17 farklı su kaynağından sıcaklığı 35-100 derece arasında değişen yeraltı suları yüzeye çıktığında içerisinde bulunan Kalsiyum Hidrokarbonat oksijenle temas ediyor ve Karbondioksit ile Karbon Monoksit uçuyor. Bu sırada oluşan buhar görüntüsü travertenler arasında ve üzerinde yürüyen insanlarla oldukça güçlü görüntüler oluşturabiliyor. Tüm beyaz renkli konularda olduğu gibi bu noktalarda da çekim yaparken pozlamaya artı (+) yönde müdahale etmek tonların daha doğru oluşmasını sağlıyor.

Tüm fotoğraf konularında olduğu gibi travertenleri çekerken de farklı açıları ve kadrajları denemek önemli. Daha sonra farklı yerlerde (sergi, baskı, sosyal medya vb.) fotoğraflarınızı kullanırken yatay-dikey kadraj, genel ve detay plan gibi farklı fotoğrafların elinizde olması bol alternatifli bir arşive sahip olmanızı sağlayacaktır. Bu nedenle de hemen her konuyu farklı kadrajlarla çalışmak en temel fotoğraflama yöntemidir.

Travertenler üzerinde yürüyen, suya giren, fotoğraf çeken ya da çektiren insanlar da bizler için önemli fotoğraf konuları olabilmektedir. Bu kişilerin varlığı hem fotoğraflarınıza dinamizm katacak hem de insan-mekân ilişkisi ve boyut bilgisi vermek için yardımcı olacaktır. Günün farklı saatlerinde Pamukkale’de olmanız durumunda farklı ışık koşullarında çekim yapabilmek için de fırsatlar verecektir.

Yeraltındaki Pamukkale – Kaklık Mağarası
Pamukkale’den sonra Denizli’ye 30 km uzaklıktaki Kaklık Mağarası da önemli bir fotoğraf durağı olacaktır. Yeraltındaki Pamukkale diye de bilinen bu mağarada travertenler yeraltında oluşmuştur ve yapay aydınlatma sayesinde de farklı renkte görüntüleriyle etkileyici fotoğraflar sunar.
Mağarada çekim yaparken tripod kullanmak ve özellikle JPEG formatta çekim yapanlar için White Balance (Beyaz Ayarı) müdahalesi yapmak dikkat edilecek noktalardır. Mağaradaki yapay aydınlatmalar sarı, turuncu, yeşil renkte sonuçlar vereceği için güçlü atmosferler sağlamaktadır, bu nedenle Beyaz Ayarını GÜNIŞIĞI olarak kullanmak daha doğru olacaktır.

Mağaralarda fotoğraf çekerken içeride bulunan insanlarla çekim yapmak bu mağaranın gezilen dolaşılan, “turistik” bir mağara olduğu bilgisini verecektir. Etrafta kimsenin olmadığı ve sadece oluşumların fotoğraflandığı çekimlerde ise daha çok mağaranın yapısı ön plana çıkarılacaktır.

Yapay ışık kaynağı olan tüm konularda Beyaz Ayarıyla yapılacak düzeltme müdahalesi (Kaklık Mağarası için TUNGSTEN ayarı) farklı ışık kaynağının renklerini düzeltecek, oluşumların doğal renklerini görmemizi sağlayacaktır, ancak daha önceki fotoğraflarda görünen atmosferi kaybetmeye yol açacaktır.

Işıklı Gölü – Ağaçlar
Kaklık Mağarası’ndan kuzeye Çivril’e doğru devam ettiğinizde çok güzel günbatımı fotoğrafları da çekebileceğiniz Işıklı Gölü’ne ulaşırsınız. Göle yaklaştığınızda sağ tarafta göl kıyısında ve gölün içlerine kadar giren ağaçları fark edeceksiniz. Özellikle öğleden sonra ters ışıkta kalan bu ilginç ağaçlar oldukça güçlü ve etkileyici silüetler çekmeniz için hazır bekliyor olacak.
Işık kaynağı olan güneşin kadrajınıza gireceği bu çekimlerde 22 gibi kısık bir diyafram değeri kullanmak güneşin kadrajınızda bir yıldız gibi parlamasını sağlayacaktır. Işık ölçümünü de gökyüzünden yapmanız teknik olarak da doğru silüetler çekmenize yardımcı olacaktır.

Ağaçlar arasında bulacağınız kayıklar da form olarak silüet fotoğraflar için uygun konular olacaktır. Aynı zamanda bu kayıkların varlığı güçlü ilgi merkezleri de kaydetmenizi sağlayacaktır. Çekim açınızı aşağıdan yukarı doğru seçmeniz ve yaklaşarak çekim yapmanız ağaçların daha büyük görünmesini sağlayacaktır.

Olympus makinelerde bulunan ART mode içerisinde yer alan DRAMATIC TONE filtresinin siyah beyaz alternatifi aynı noktada görünenden çok farklı ve etkileyici görüntüler için de kullanılabilmektedir.

Işıklı Gölü -Yansımalar
Işıklı Gölü kıyısında yürürken pek çok kayığın kıyıya bağlandığını göreceksiniz. Gölün durgun olduğu noktalarda bu kayıkların ve yansımalarının fotoğrafları da önemli fotoğraf konularınız olacaktır.
Bu fotoğrafları çekerken kayıklara yaklaşarak geniş açı objektifle yansımaları kaydedebileceğiniz gibi daha uzaktaki kayıkları da tele objektifinizle fotoğraflayarak arka plandaki görüntülerle bir arada da sunabilirsiniz. Biraz açıkta duran ve suyun durgun olduğu yerdeki kayıklar tam bir yansıma fotoğrafı için de etkili olacaktır.

Işıklı Gölü ve ND Filtre Kullanımı
Yanınızda bulunacak ışığı 10 stop kıran bir ND (Yoğunluk) filtreyle pozlama süresini çok uzatabilir ve öğleden sonra ışığında yaklaşık 60-120 saniye arasından pozlamalar yapabilirsiniz. Bu sayede hareketli olan göl yüzeyi tamamen durulacak, görsel olarak çok daha etkili sonuçlar alabileceksiniz. Olympus makinelerde bulunan LIVETIME modunda bu görünütlerin oluşumunu da çekim sırasında izleyerek fotoğrafı çekebilmek önemli bir avantaj olacaktır.

Işıklı Gölü – Günbatımı
Işıklı Gölü büyük ihtimalle en güzel günbatımı yaşanan yerlerden biridir. Bu nedenle bu saatlerde mutlaka göl kıyısında olmanız gerekir. JPEG formatta çekim yapanların Beyaz Ayarını BULUTLU olarak seçmeleri renklerin daha doygun oluşmasını sağlayacaktır. Işık ölçümünün gökyüzünden yapılması renklerin ve tonların da doğru oluşmasını sağlayacaktır.

Gölde balıkçılık yapanların geri dönüşleri günbatımında etkileyici silüetler çekmeyi sağlayacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta bakış yüksekliğinin doğru seçilmesi ve silüet olacak balıkçıların arka planla çakışmamasıdır. Göl kıyısı oldukça düz olduğundan ekranı açılan bir makineyle kollarınızı yukarı kaldırarak çekimi LCD ekrandan izleyerek yapmak işinizi kolaylaştıracaktır.

Işıklı Gölü – Yıldız Pozlama
Çekimin son anlarında Olympus makinenin bize sağladığı LIVECOMP çekim özelliği sayesinde neredeyse çevredeki ışık koşulu ne olursa olsun yıldız fotoğrafları çekebiliyoruz. Çevrede ışık olsa dahi yıldız pozlamasını seçtiğimiz süreye bölerek kullanan bu özellik sayesinde aydınlık olan bölüm bir kez pozlanırken yıldızlar da çizgi olarak kaydedilebiliyor.

Sözü bağlarken; elbette fotoğraf bireysel olarak uğraşılan bir alan. Yine de bir grupla, danışmanla yapılan fotoğraf yolculukları hem verimli çalışma imkanı sağlayabiliyor hem de karşılaştığınız sorunların çözümünde hızlı sonuç almaya yardımcı oluyor. Olympus Yollarda bu amaçla oluşturulan bir yapıdır. Olympus Yollarda yolculuklarına katılmak için mutlaka bir Olympus fotoğraf makinesi sahibi olmanız da gerekmiyor. Bu yolculuklarla ilgili bilgi almak için www.fototrek.com sitesini ziyaret edebilirsiniz.