Olympus ile Hindistan – Eski Delhi
Geçen sayıda dünyanın en popüler seyahat ve fotoğraf rotalarından Hindistan’ın başkenti Delhi’nin “yeni” bölümünde nasıl fotoğraf çalışmaları yapılabileceğini konuşmuştuk. Bu sayıda da Delhi’nin eski bölümünde Delhi Kalesi, Cuma Camisi, Chandi Chowk, Baharat Pazarı, Qutub Minaresi ve tren yolu kenarında yer alan bir mahallenin fotoğraflarının nasıl çekileceğini konuşacağız.
Yolculuk hazırlığı
Fotoğraf Makinesi: Tüm fotoğraf yolculuklarında olduğu gibi yurtdışı fotoğraf yolculuklarında da biri yedek olmak üzere 2 fotoğraf makinesinin yanınızda bulunmasını öneriyorum. Ben genelde yolculuklarımda Olympus OMD EM1 Mark2 ve OMD EM1 gövdeleri yanımda taşıyorum. Böylece tüm objektifleri farklı makinelerde kullanma şansım oluyor.
Objektif: Bu rotada mimari dış ve iç mekân çekimlerinin yanı sıra bol miktarda insan-portre çekimleri yapılacağını göz önüne alırsak geniş açı ve tele objektiflerin kullanılacağını söyleyebiliriz. Bu nedenle Olympus 7-14 mm f2,8 Pro Lens ve 40-150 mm f2,8 Pro Lens iyi çözümler olacaktır. Son dönemlerde kullandığım 12-100 mm f4 Pro Lens de hemen her fotoğraf konusunda yardımcı olan bir objektiftir. Cuma Camisi gibi yerlerde ise balık gözü objektif de işe yarayan bir objektiftir.

Delhi’nin bu bölümü oldukça kalabalık ve karmaşıktır. Bu nedenle Eski Delhi’de çekim yaparken tripod vb. bir yardımcı ekipman kullanmak pek mümkün olmamaktadır.
Çekimler – Kalabalık / Trafik
Eski Delhi gibi trafiğin zaman zaman keşmekeş haline gelebildiği yerlerde bu kalabalığı gösterecek kadrajlar ortamı anlatmak için etkili görseller sağlamaktadır. Bu amaçla yapılması gereken uygun bir yüksekliğe çıkarak, tele objektif kullanarak perspektif yığılması etkisini kullanmaktır. Bu sayede arka plan öne yaklaşacak, öğeler birbirine yaklaşarak kalabalığı daha etkili göstermeyi sağlayacaktır.

Trafik fotoğraflarında hareketi de göstermek için farklı temel teknikleri kullanmak da oldukça iyi bir yöntemdir. 1/15 enstantane kullanarak, hareket eden objeyle aynı yönde ve aynı hızda çekilerek yapılan “panning” tekniğiyle hareketi daha güçlü vurgulamak mümkündür. Hindistan gibi doğu ülkelerinde kullanılan tuk tuk ya da rikşo denilen ulaşım aracının trafikteki ilerleyişi böyle bir teknikle anlatılabilir.

Çekimler – Delhi Kalesi
Hindistan’da özellikle Delhi, Agra, Jaipur kentlerinde Moğollar döneminden kalan pek çok önemli yapıyla karşılaşırsınız. Hem Agra’da hem Delhi’de yer alan büyük kaleler, hemen hemen aynı mimari bölümlere sahip olduklarından detaylı bir fotoğraf çalışması için kısıtlı zamanınız varsa birini tercih edebileceğiniz yapılardır. Ben kişisel olarak Agra Kalesi’nin bu amaçla daha iyi sonuçlar verdiğini düşünüyorum. Ancak Delhi Kalesi (Red Fort) çevresiyle birlikte dış çekimler için iyi sonuçlar vermektedir.

Delhi Kalesi’nin en önemli noktalarından biri bağımsızlık duyurusunun yapıldığı balkonudur. Giriş bölümünden tele objektifle çekilecek böyle bir detay didaktik bir anlatım için de gereklidir. Ayrıca duvarların rengi, minareleri, küçük kubbeleri ve bayrağıyla etkili bir görüntü de olacaktır.

Çekimler – Chandni Chowk
Ayışığı Meydanı anlamına gelen Chandni Chowk Delhi’nin en eski ve yoğun bölgesidir. Delhi Kalesi’nin hemen karşısından başlayan uzun caddenin sağında solunda yer alan tapınakların yanı sıra ara sokaklara kadar yayılan dükkanları, farklı bölümlere ayrılan düğün alışverişi mağazaları ve caddenin sonunda yer alan Baharat Pazarı (Spice Market) ile oldukça renkli bir dünyadır. Yine ara sokaklardan ulaşılabilen Cuma Camisi de önemli duraklardan biridir.
Bu caddede bir tur yürüyerek, fotoğraf çekerek dolaştıktan sonra bir tur da bisiklet rikşoyla dolaşmak çılgın trafiği yaşamak için eğlenceli olacaktır.
Chandni Chowk’a girerken hemen köşede birkaç tapınak yan yana yer almaktadır. Krishna Tapınağı, Jain Tapınağı dışardan çekilebilirken iç mekânda çekim yapmaya uygun olmayan yerlerdir. Ancak hemen yanlarında yer alan Kuş Hastanesi ilginç bir yerdir. Hastalanan, sakatlanan kuşların tedavi edildiği bu hastanenin üst katlarında kafeslerle çevrili koridorlarında geniş açıyla fotoğraf kovalayabilirsiniz.

Cadde boyunca yürürken çeşitli yiyecekler pişiren, satan küçük dükkanlarla karşılaşacaksınız. Daha çok yağda kızartılarak pişirilen bu yiyecekler de fotoğraf konusu olabilmektedir. Sıcakkanlı insanlar sayesinde yakın plan çekimler yapmanın kolay olduğu Hindistan’da bu konuyu da geniş açı objektifle öndeki konuyu vurgulamak için yakın çekimler yapabilirsiniz.

Baharat Pazarı’na doğru geldiğinizde hem küçük dükkanlar hem de bu dükkanlara mal taşıyan hamallar küçük bir sohbet, bir merhaba ile rahatlıkla fotoğraf çekebileceğiniz konulardır. Ortamın çok kalabalık olması nedeniyle konunuza yaklaşmak çevredeki diğer öğelerden kurtulmanızı ve daha sade bir kadraj oluşturmanızı da sağlayacaktır.

Kalabalık ortamlarda karşılaşacağınız ilginç konuları, örneğin taşıdığı malların üzerinde uyuyakalan bir hamal gibi, çevreden ayıklayabilmek için tele objektif ve açık diyafram tercihi doğru tercihler olacaktır.

Çekimler – Cuma Cami
Geniş avlusunda 25.000 kişinin aynı anda namaz kılabilmesi sebebiyle dünyanın en büyük camilerinden biri kabul edilen Cuma Cami’ne girip fotoğraf çekmek isterseniz girişte her makine için 300 Rupi (yaklaşık 5 Dolar) ödemeniz gerekmektedir.
Caminin “iç mekân” diyebileceğimiz bölümü oldukça küçüktür. Bu nedenle daha çok genel mimarisini ve avlusunda gezen dolaşan, bekleyen, oturan, zaman geçiren insanların fotoğraflarını çekmek mümkündür.
Genel mimariyi çekmek için kompozisyonda “çerçeve oluşturmak” olarak adlandırılan bir yerin içinden dışarı doğru bakış iyi bir tercih olacaktır. Bu nedenle ana yapıyı karşıdan gören kapının içinden yapılacak bir çekim iyi sonuç verecektir. Bu çekimi geniş açı objektifle yapmak gerekecektir. Bu fotoğraf için gökyüzünden ya da cami üzerinden yapılacak ışık ölçümü farklı sonuçlar almayı sağlayacaktır.


Caminin küçük iç mekanında namaz kılan kişiler yakından ya da tele objektifle yapılacak çekimle çevreden ayıklanarak sade kadrajlarla fotoğraflanabilecektir.

Caminin görevlileri de kuracağınız sıcak bir iletişimle sizlere fotoğraf konusunda yardımcı olmaktadır. Küçük iç mekanın sağladığı difüz/süzülmüş ışık ve gölgeler sayesinde keyifli portreler çekebilirsiniz. Kullanacağınız tele objektif, açık diyafram ve aydınlık bölümlerden ışık ölçümü yapmanız bu çekimlerin daha başarılı olmasını sağlayacaktır.

Çekimler – Tarihi Yapılar
Eski Delhi Bölgesi’nde yine Moğollar döneminden kalan Qutub Minaresi, Humayun Türbesi gibi yapılar da turistik noktalar olmasının yanı sıra hem bu turistik halleri hem de mimari yapıları için fotoğraf çalışılabilecek noktalardır.
Qutub Minaresi, Müslümanlar Delhi işgal ettiğinde komutan Kutbeddin Aybeg tarafından bir zafer nişanesi olarak inşa ettirilmiş, 72.5 metre yüksekliğiyle dünyanın en yüksek minarelerinden biridir. Bu nedenle bu yüksekliği gösterecek mesafeden ve bunu vurgulayacak bir objektif ile çekilmesi gerekmektedir.

Minarenin farklı katlarında yer alan taş işçiliği de oldukça etkileyicidir. Bu nedenle tele objektifle yapılacak detay çekimler de bütünlüklü bir anlatım için gereklidir.

Minarenin çevresinde yer alan kalıntılar da gezip dolaşan yerli-yabancı turistlerle birlikte çekilerek insan-mekân ilişkisinin vurgulanacağı kadrajlar sağlayacaktır.

Humayun Türbesi de Taj Mahal’in örnek aldığı yapılardan biri olarak önemli mimari örneklerdendir. Hem ana yapı hem de çevresindeki diğer türbelerle birlikte fotoğraf çalışılabilecek bir noktadır.

Dış çekimlerin yanı sıra iç mekânda geniş açı objektiflerle yapılacak çekimler oldukça etkileyici olacaktır. Az ışıklı bir ortamda çalışmanız gerekeceği için yüksek ISO kullanmak, sahip olduğunuz objektifin yeteneğine göre açık diyafram kullanmak bu sorunu çözmekte yardımcı olacaktır.

Türbenin pencereleri ışığın daha fazla olduğu ve önünde yer alan kişilerin ışık ölçümünün dışarıdan yapılmasıyla siluet fotoğraflara imkân verecek noktalardır. Çektiğiniz konunun detaysız siyah olması ve ne olduğunun, insansa ne yaptığının kontur hatlarından belli olması gerekmektedir. Hem ışık ölçümünde hem de kompozisyonda bu noktalara dikkat etmek gerekir.

Çekimler – Tren Yolu Kenarında Hayatlar
Hindistan birçok özelliğinin yanı sıra çelişkiler ve karşıtlıklar ülkesi olarak da bilinir. En bariz karşıtlık da varlık ve yokluğun birbiriyle çok iç içe olduğu hayatlarla karşılaşabilmenizdir. Oldukça modern yapıların, geniş caddelerin, görkemli binaların hemen yanı başında gecekonduların, fakirliğin izlerini de görmek mümkündür. Yaptığımız gezilerde gittiğimiz yerlerin sadece “güzel” yanlarını değil tüm hayatını aktarmaya çalışır, bu amaçla farklı bölgelere noktalara giderek çekimler yaparız.
Hindistan’da demiryolu ulaşımı oldukça yaygındır. Bu nedenle de tren yolları kenarında da yoğun bir hayat devam eder. Delhi’de de hem istasyonlara hem de tren yolunun hemen yanında yer alan bir mahalleye zaman zaman giderek fotoğraf çalışmaları yaparız.

Bu fotoğraflara arka planı da etkili hale getirmenin yolu tele objektif kullanarak sınırlı bir alan derinliği elde etmek ve perspektif yığılmasıyla insan-mekân ilişkisini güçlendirmektir.


Tren istasyonlarında yaptığımız çekimlerde de tren bekleyen insanlar önemli konularımızdan biridir. Kalabalık ve karmaşık arka planı temizlemek için açık diyafram ve tele objektif kullanmak, arka plana denk gelen konuların yerine ve özelliklerine dikkat etmek önemlidir.

Trenle yolculuk edenler de kapı ve pencerelerdeki görüntüleriyle hem kompozisyon olarak etkili olur hem de yolculuk halini, mekânı güçlü verme şansı yaratır.

Çekimler – Bir Saygı Noktası; Raj Ghat
Hindistan’a Delhi’ye her gelişimizde görsel olarak çok güçlü olmasa da tarihin önemli kişiliklerinden biri olan Mahatma Gandi’nin yakıldığı yer olan Raj Ghat’a da mutlaka uğruyoruz. Geniş ve temiz bir bahçenin ortasında yer alan mermer/granit bloktan ibaret olan Raj Ghat, her gidişimizde yerli-yabancı turistler, öğrenciler, yoğun bir kalabalık tarafından ziyaret edilmektedir.

Ziyaret eden öğrenciler ya da kalabalık gruplar bir fotoğraf konusu olabilmektedir. Doğru bakış yüksekliğini seçerek yapacağınız çekimler daha sonra farklı yerlerde yapacağınız insan grupları fotoğraflarıyla birlikte kullanılabilecek arşiv görüntüleri olacaktır.

Kullanacağınız tele objektif ile ön plana koyacağınız “sürekli yanan ateş” ve arka plandaki ziyaretçiler Raj Ghat’ta çekeceğiniz bir başka fotoğraf olacaktır.

Elbette Delhi, bu anlattığımız noktalar ve fotoğraflar dışında da konular barındıran önemli bir fotoğraf platosudur. Ancak bu 2 yazıda anlatmaya çalıştığım konular dolu dolu 2 gün çekim yapmanızı sağlayacak fotoğraf noktalarıdır. Önümüzdeki yazılarda da farklı şehirlerdeki fotoğraf rotalarına devam edeceğiz.
Sözü bağlarken; elbette fotoğraf bireysel olarak uğraşılan bir alan. Yine de bir grupla, danışmanla yapılan fotoğraf yolculukları hem verimli çalışma imkânı sağlayabiliyor hem de karşılaştığınız sorunların çözümünde hızlı sonuç almaya yarımcı oluyor. Olympus Yollarda bu amaçla oluşturulan bir yapıdır. Olympus Yollarda yolculuklarına katılmak için mutlaka bir Olympus fotoğraf makinesi sahibi olmanız da gerekmiyor. Bu yolculuklarla ilgili bilgi almak için www.fototrek.com sitesini ziyaret edebilirsiniz.